İngiltere Izlenimlerim ve EC İngiltere Dil Okulu Incelemelerim

26-10-2011

Sizler için İstanbul ofisten bir arkadaşımla İngiltere'ye gittim ve gördüm. İzlenimlerimi faydalı olabileceğine inanarak sizlerle de paylaşmak istiyorum. 4 saat uçak yolculuğu sonrasında nihayet İngiltere'ye ulaşmıştık ve Heathrow Havaalanında inip direk Brighton'a gittik. Her ne kadar İngiltere ile ilgili havaların hep yağışlı olduğu söylense de sıcacık ve bol güneşli bir hava bizi karşılamıştı. Hiç de bahsedildiği gibi İngiltere' de bizi yağmurlu ve karamsar bir hava karşılamamıştı. Ülke hakkındaki izlenimlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum

BRIGHTON ŞEHRİ HAKKINDA
Londra'da inip direk Brighton'a geçiş yaptım ve belirttigim gibi pırıl pırıl bir hava vardı. Gittigimiz gün de maraton günüydü ve anacadde tamamen maratona ayrılmıştı. Yollar sportif maratoncularla ve caddenin etrafı da tezahürat yapan destekleyicilerle doluydu. Yani tam zamanında gitmiştim ve Brighton'ın klasik bir aktivite gününe rastlamıştım. Akşam üzeri nihayet maraton sona ermişti ve bu sefer de heyecanlı kalabalık kumsala taşınmıştı. Türkiye'deki gibi ince kumlarla kaplı harika bir kumsalı yoktu ancak bu pek de kimsenin umrunda değildi. Herkes ellerinde içkileri ve üzerlerinde de incecik yazlık kıyafetleriyel beraber kumsalda büyük daireler halinde eğleniyorlardı.

Genel olarak Brighton tam bir tatil şehri ve İngiltere'nin pek çok yerinden oldugu gibi dünyanın da pek çok yerinden yerli yabancı turistler vardı. Oldukça güzel bir sahili ve de oldukça güzel balıkçı restaurantları, sanat ve tarih müzeleri, eğlence merkezleri  var. Tam merkezde de oldukça ünlü olan Brighton Pier adında bir iskelesi var. İskelede yemek yiyebileceğiniz restaurantlardan tutunda lunaparka kadar herşey mevcut. Londra'ya trenle yaklaşık 90 dakikalık bir mesafede, şehir ve tatil hayatının içiçe geçtiği harika bir şehir.

EC- BRIGHTON DİL OKULU HAKKINDA
Brighton'daki EC Dil Okulu'nu da sizler için gezdim. Brighton Pier'e yürüme mesafesindeki okul 2010 yılında yeni binasına taşındı,  oldukça merkezi ve modern bir binada eğitim veriyor. Yeri ve olanakları açısından favorilerim arasında yer alan okulun akademik kadrosu da oldukça sıcak. Akademik kadro öğrenciler ile gerçekten tam aile bağları kurmuştu. Birçok konaklama seçeneği sunan EC Brighton hem yurt hem de aile yanı konaklamalarına sahiptir. Eğitimini tatille birleştirmek isteyenler için oldukça ideal bir yer kesinlikle.

LONDRA HAKKINDA;
Brighton ziyaretinden sonra trenle yaklaşık 90 dakikada Londra'ya geçtik. Londra'da da gene oldukça güzel bir hava karşılamıştı bizi. Londra herşeyin merkezi gibiydi; finans, sanat, iş, eğlence, eğitim ve de tarih. Şehir tamamen görkemli İngiliz mimarisinde binalardan oluşuyordu ve şehir buram buram tarih kokuyordu. Heryer hükümete ait resmi binalardan, binaların önünde bekleyen atlı askerlerden, görkemli kiliselerden ve dünyanın pekçok yerinden gelmiş yerli yabancı turistlerden oluşuyordu.

Londra oldukça büyük bir şehir ve pekçok bölgeden oluşuyor. Şehir çok karışık gibi görünmesine rağmen Londra'da inanılmaz gelişmiş bir ulaşım ağı var; neredeyse heryere giden bir metro ağı var. Zaten metrolarda ücretsiz olarak alacağınız ve ağları gösteren ayrıntılı haritalar var. Oxford Street gibi pekçok ünlü caddesi var ve bu caddelerde dolaşan yerli yabancı tursitleri ve alışveriş merkezleriyle oldukça renkli ve canlı bir görünüme sahip. Heryerde neredeyse HSBC Bankası ve Telsim satış noktaları var.

EC-LONDON DİL OKULU HAKKINDA
EC Londra'dan bahsetmek gerekirse, bütün şubeleri gibi Ec Londra şubesi de şehrin merkezi olan Covent Garden bölgesinde. Metro durağına da yaklaşık 5 dakika yürüme mesafesinde. Okul iki ayrı binadan oluşuyor. Birinci binası akademik kadro için ve diğer binası da eğitim için ayrılmış. En üst katında da kocaman bir kafesi var ve dünya mutfaklarına yer veren çok becerikli bir İtalyan aşçı var. Sanatın, tarihin ve sosyal aktivitelerin tam ortasında bulunmak isteyten hem gezip görmek hem de eğitim almak isteyen biri için oldukça ideal bir şehir ve oldukça kaliteli bir okul. Neredeyse bütün şehirlere de tren olduğu için Londra'nın kalabalığından ve gürültüsünden sıkılmış biri kesinlikle en fazla 1 saat ya da 2 saat yolculuk sonrasında İngiltere'nin huzur dolu şehirlerine kaçabilirsiniz.
BRISTOL SEHRİ HAKKINDA

Londra'dan sonraki durağımız ise benim en favorim Bristol'dü. Yaklaşık 1.30 saat tren yolculuğu sonrasında nihayet İngiltere'nin yağışlı havasıyla tanışmıştık. Tüm gün yağmur yağdı, yağmuru pek sevmememe rağmen en favori şehrim oldu. Ne Brighton gibi kalabalık ne de Londra gibi karışıktı. Londra ve Brighton çok kozmopolit şehirler oldugu için İngiliz haricinde her milletten insan görme ihtimaliniz olabiliyor ancak Bristol İngiliz popülasyonunun yogun olduğu bir şehir. Bu dil öğrencileri için ve tamamen İngilizce'ye adapte olmak isteyen dil öğrencileri için büyük bir avantaj. Şehrin ortasında bir nehir geçiyor ve nehrin üzerinde pekçok köprü var, isteyenler de feribotla gezebiliyor. Heryer neredeyse yürüme mesafesinde, çok fazla toplu taşıma araçlarını kullanmıyorlar, heryer minik minik çarşı ve pazarlarla dolu. Ayrıca Bristol canlı müzikleriyle ünlü bir şehir yani sokaklarda canlı müzik yapıp dans eden müzikseverlere rastlamanız kaçınılmaz.

EC- BRISTOL OKULU HAKKINDA
EC Bristol okulu da diger okullar gibi direk merkezde. Ünlü bir meydanda tarihi pekçok binayla yanyana bir okul. Üniversite öğrencileri tarafından kullanılan yurt seçenekleri ve aile yanı konaklama seçenekleri de mevcut. iki ayrı yurdu var ve iki yurt da yürüme mesafesinde, hepsi tek kişilik odalar. Aile yanları da yüksekçe ve yemyeşil bir alanda, özellikle de otobüs duraklarına yakın aileler seçilmiş öğrencilere kolaylık olması açısında. Hem eğitimini alıp hem de İngiliz kültürünü öğrenmek isteyen bir öğrenci için kesinlikle ideal bir şehir. Hem huzurlu, hem sosyal , hem de doğal bir ortam isteyen öğrenciler için oldukça ideal bir tercih olacaktır.
Özetlemem gerekirse İngiltere dil eğitimi için oldukça mantıklı bir ülke. Hem Türkiye'ye oldukça yakın, hem İngilizcenin doğduğu yer, hem de herkesin kişisel özelliklerine göre şehir tercihleri bulunan bir ülke. Yeşil pasaportu olan öğrenciler için de oldukça avantajlı, çünkü yeşil pasaportla bütün Schengen ülkelerini de gezip, gitmişken mükemmel tecrübelerle dönebilirler.

Haydi o zaman İngiltere'ye, daha ne duruyorsunuz !!!

Yazar
7
Zuhal Doğancı
Yurtdışı Eğitim Danışmanı

Copyright © 1994 - 2018 Karya International Yurtdışı Eğitim